E-Devlet, Eee-Devlet, Eeeeeeeeeee-Devlet!

Efendim öncelikle şunu belirtmek isterim; öyle çok siyasetten, politikadan konuşmaktan/yazmaktan hoşlanan birisi değilim, aksine nefret ederim siyasetten, politikadan…Ama bazen dayanamıyorum, nap’im! Dayanılacak gibi değil ki!

Geçen günlerde ihtiyacım oldu bir takım resmi evraklara. Nedir işte; ikametgah belgesi, sabıka kaydı felan. Efendim bu vesile ile de sıkıcı devlet işlerinin ortasında buluverdim kendimi yeniden. Yapılacak bir dolu iş var ama benim pek vaktim yok -devletin pek te umrunda değil tabi benim vakit tasarrufu içerisinde bulunmam- Yine dedim, en az bir-iki günüm haybeye gidecek. Sonra durdum düşündüm e-devlet denen bir olay var (abim de daha önce bahsetmişti), çağımız internet-teknoloji çağı, iki tıkla neler neler yapılıyor. Bir kaç saatte hallederim dedim, o bir kaç saatin büyük bir kısmı da yolda geçer. Ee az çok ta işin içindeyiz, böyle düşünüyorum. Rahatım…

Ama daha önce e-devlet ile ilgili olarak gazetelerden okuduğum “E-devlet şifreleri tükendi!” haberi de iyiden iyiye kıllandırıyor beni. Haberin her bir yanı beni şoka sokmaya yetiyor aslında, ne hafiften kıllanması! E-devlet şifresi nasıl tükenir allah aşkına? Şimdi efendim ben de kendi çapımda bir bilgisayar mühendisi olduğum için hemen hesap yapıyorum, düşünüyorum.

En az 8 karakter olsa şifreler (ki sonradan öğrendim ki 5 karaktermiş şifreler ve yalnıca rakammış), herbir karakter için yalnızca harf ve rakam kullanılsa (e hadi Türkçe karakter sorun çıkartır diyelim, yalnızca İngiliz alfabesindeki harfleri kullanalım),

İngiliz alfabesinde 26 harf var (bkz. wikipedia)

0 (sıfır) dahil toplam 10 rakam var,

Etti mi elmizde toplamda 26+10 = 36 sembol

En az sekiz karakter olsun demiştik şifreler, o halde

36 * 36 * 36 * 36 * 36 * 36 * 36 * 36 = 2.821.109.907.456

yaklaşık 2.8 trilyon adet şifre yapar. E hadi aynı sembolden bir daha kullanılmasın şifrede,  o zaman da,

1.220.096.908.800

yani yaklaşık 1.2 trilyon adet şifre yapar. Türkiye’nin nüfusu ne peki? 80 milyon küsür!

Büyük küç harf ayrımını hiç hesaba bile katmıyorum. Bir de onu katarsak hesaba bu rakamlar dudak uçuklatacak kadar büyük olur.

Gerçekten e-devlet şifreleri nasıl tükenir ya? Eminim bu hesapları, bu sistemi kuran arkadaşlar da yapmışlardır. E o zaman sorun nedir acaba? Herbir vatandaş için bir hesabı aktive etmek mi vakit alıyor? Nedir yani durum. Gerçekten şaka gibi bir olay. Hadi şifreler bitti diyelim, devletin bir de bunu açıklaması da ilginç. Ne demek istiyorlar acaba? “Eee, biz kimse almaz diye düşünüp 100 bin adet şifre şeyapmıştık, valla peynir ekmek gibi gitii, kalmadı şifre mifre! Yap’cak bişey yok!” gibilerinden açıklama yapar mı bir devlet allah aşkına!

Bu şifrelerin tükenmesi olayı ilginç tabi de, devletin bu şifreleri 1 liraya satıyor olması daha bir enteresan ve aynı zamanda acı! Söylenecek söz yok gerçekten. Benim şahsi fikrim bu tarz hizmetlerin devlet tarafından vatandaşına ücretsiz sunulması gerektiği. Ama benim fikrimin ne önemi var ki! Dimi devlet baba!

Neyse ikametgahtan girdik e-devlet şifresinden çıktık. Nerede kalmıştık, rahattım. İki dakikada halleder çıkar giderim diye düşünüyordum. Eski oturduğum yerdeki muhtarlıktan nakil kağıdı alındı (ki artık gerek yokmuş, e bunu bari yapmışlar), nakil yaptıracağım yerdeki muhtarlığa gidildi. Ama muhtar ne demez mi “önce başlı bulunduğun nüfus idaresine gitmen, orada kayıt yaptırman gerekiyor” diye! İllaki bağlı bulunulan nüfüs idaresine gitmek gerekiyormuş, e nerde kaldı bunun e-devleti? Gidip başka bir nüfus idaresinden niye yapamıyorum ki bu işi!

Neyse dedim vurdum kendimi yollara yine, gittim Arnavutköy kaymakamlığına…Baktım memurlar yatışta! Hayırdır deyip saate baktım, öğle arası felan da değil! Sordum ki sistem çalışmıyormuş, eee memurlar da ne yapsınlar kafa tatili yapıyorlar. Gelene gidene söylenecek çok geçerli mazeretleri var çünkü “Sistem yoh gardeşim, bogun de gelmez, yarın gelin!”. Neyse ertesi gün gittim, sistem çalışıyor. Abimle birlikte gitmiştim, “ben dedim Abimin yanında kalacağım artık, aha abim, aha kimliğim aha da abimin üzerine bir fatura! Kaydımı yapalım da bana bir ikametgah verin lütfen” dedim. Dediler ki “eski oturduğun adres kapalı görünüyor zaar, bize yeni oturduğun yerde ikamet ettiğini ispatlaman lazım, bize fatura ya da kira sözleşmesi getir kendi üzerine olan” dediler. Dedim “böyle saçmalık olmaz, ben abimin yanında ikamet edeceğim artık, ev sahibi ile abimin arasında bir sözleşme var, bir de benimle ev sahibi arasında mı sözleşme yapılacak ya da abimin üzerine olan bir faturayı niye kendi üzerime almam gerekiyor, böyle saçmalık olur mu!” dedim. Ama devletin en alt seviyesinden (memur) en üst seviyesine (cumhurbaşkanı, başbakan vs) kadar, hiçkimse vatandaşı umursamadığı için, ben de o umursanmayanların aldığı ortak cevabı (“yapcak bişey yok! bu evrakları getirmeniz lazım” diyip iletişimi tek taraflı bitiren, yüzünü yanındakine dönüp sohbet etmeye başlayan memur modeli) alıp ayrıldım kaymakamlıktan.

Sinirliyim tabi, bir kaç saatte halledebileceğimi düşündüğüm olayı, iki günde halledemedim. Sonra e-devleti düşündüm, düşündüm, düşündüm…Sonra çok düşünmüş olmam lazım ki bu kelimeleri ağzımdan şöyle çıkıverdi kelimler;

e devlet, ee devlet, eeeeeeeee devlet!

, , ,

No comments yet.

Bir cevap yazın

Font Resize