Polis benzerlerini yaratıyor!

Uykusuz dergisi‘nin bu haftaki sayısının kapağından aynen alıntılıyorum;

Avcılar’da bir restorana giren polis kılığındaki zorbalar, genç bir kadını saçlarından sürükleyerek götürdü, sonra da tecavüz etti. Olay sırasında kimse polis kılığındaki zorbalara ne olduğunu sormadı, kimse karşı çıkmaya cesaret edemedi.

Onlarca müşterinin ve çalışanın gözleri önünde gerçekleşen bu zorbalığa neden kimse ses çıkarmadı? Üzerinde “POLİS yazan yelekler giymiş zorbaların gerçekten polis olduklarından nasıl bu kadar emin olabildiler?

Çünkü polis vuruyor, vurabilir. Henüz bu yıl, kendisini aramak isteyen sivil polislere kimlik soran Hakan Yılmaz, bacağı kırılana kadar dövüldü. Kafesine oturan polisten içtiği çayın parasını istediği için komaya sokulan, yaptığı trafik kazası için tutanak tutulmasında ısrarcı olan ve bu yüzden yolun ortasında dövülen vatandaşlarımız da “gerçek” polisler tarafından saldırıya uğradı. Üniversitede açtıkları karikatür sergisi için coplanandan, yardım istediği polisten aile boyu dayak yiyenine Türkiye polis mağdurları ülkesi olmaya başladı.

Herkes onlar kadar şanslı değildi elbette. “Dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle” neredeyse her hafta bir kişi “gerçek polislerin” silahlarından çıkan kurşunlarla hayatını kaybediyor. Karakola girmek istemediği için karakolun kapısında dayak yiyerek ya da parkta polislerle tartışırken yediği tekmeler sonucu hayatını kaybeden vatandaşlarımız da “gerçek polislerin” kurbanı oldular.

Bü yüzden, bir restorana üzerinde polis yelekleriyle giren ve bir kadını saçlarından sürükleyerek götüren zorbaların “gerçek” polis olup olmadıklarını kimsenin merak etmemesinde şaşılacak bir durum yok. Bugün, polis kıyafetleriyle suç işlemenin bu kadar kolay olmasının tek nedeni, polisin yapabileceği her şeyin “normal” karşılanır hale gelmiş olmasıdır.

, ,

No comments yet.

Bir cevap yazın

Font Resize