Osmanlı Cumhuriyeti

Bugün yaptığım en kötü şeylerden birisi, Osmanlı Cumhuriyeti adlı, yönetmenliğini Gani Müjde‘nin yaptığı Türk filmine gitmek oldu. Yeğenim ve dayımın kızını götürmüştüm sinemaya, arada ben de izleyiveriyim dedim.

Efendim, Osmanlı Cumhuriyeti adlı film, benim “izlendikten sonra sinemadan nefret etmemek için, devamında başka ama güzel bir filmi izlemenizi gerektirecek!” diye tabir ettiğim kategoride, inanılmaz kötü bir film. Henüz izlemediyseniz, çok iyi yapıyorsunuz, izlemeyin…

Bayağı oyunculuklar -buna Ata Demirer‘de dahil, hele kısacık rolüne rağmen! Sezen AKSU‘nun oyuncuğuna hiç girmiyim, girersek çünkü çok kötü olur, biliyorum ben kendimi!-, figüran olarak kullanılan arkadaşların sahnelerde sırıtması, çok kötü bir senaryo (e Fatih Solmaz‘ın yazdığı senaryo da ancak bu kadar olur! -tamam daha önce de birçok filme, birçok diziye yazmış Fatih senaryo, daha önce onları görseydim, izleseydim yine aynı şeyi derdim eminim- Fatih dergi işleriyle karıştırdı sinemayı herhalde!, ha kaygısızlar‘ın hakkını yemeyelim, o bambaşka!)

Efendim filmimizin konusundan bahsetmeyeceğim, henüz izlemeyen ve benim yorumlarımı da çok ta s*kine takmayan arkadaşlar olabilir tabii. ama şu kadarını söylemek istiyorum, sevgili Gani, sevgili Fatih, lütfen film yapmak için -ya da yalnızca para kazanmak için- film yapmayın, yapmaya kalkışmayın. Bizim sinema kültürümüzün gelişmesine, ilerlemesine engel oluyorsunuz, baltalıyorsunuz çünkü. Kalitesiz ve bayağı şeyler izleye izleye, kalitesiz ve bayağı bir toplum olmaktan kurtulamıyoruz bir türlü! Hadi sizin sinemaya saygınız yok, ama lütfen, bizim var! Biz seviyoruz sinemayı ve bu kadar kötü bir muameleyi hakkettiğimizi düşünmüyoruz. Yoksa hakediyor muyuz?…

Film ayrıca sırtını da yaslamış Türk milliyetçiliğine, vermiş de gazı vermiş…Ver baba gazı veeer, bu ülkede de Türk milliyetçiliği‘nden ne ekmek yendi be arkadaş -hoş, bi yerde de siz yemezseniz başkaları yiyecek-, ye ha yeee! Bitmek tükenmek bilmiyo aş, ekmek…

Şunu da belirtmek isterim, filmin bir sahnesinde, sonuna doğru, veda sahnesinde, gözlerim dolmadı da değil (lan g*t ne atıp tutuyon o zaman filme!) Ha açıkliiim, o tamamen benim duygusal geri zekalılığım, filmin güzelliği felan değil o. Şimdi çok afedersiniz duygusal bi g*t olduğum için ben, aşırı derecede yapaylığı belli olan, içten olmayan, ama DUYGUSAL sahnelerde bile gözlerim sulanır benim, bu bir reklam filmi bile olabilir, sinema filmi olmasına gerek yok. Afedersiniz ama, o benim mallığım, evet benim mallığım!

, , ,

No comments yet.

Bir cevap yazın

Font Resize