Oh-Yes: Asayişten tulum çıkarttım!

16.07.2008 tarihli Penguen Dergisinin Kaan Sezyum tarafından hazırlanan “Oh-Yes” bölümünden…

Selamın hello sevgililili dil karderşlerim. Lafı uzatmıyorum hemen konuya giriyorum. Bu hafta belki dikkat etmişsinizdir, Paris’te Akdeniz Birliği zirvesi vardı. Akdeniz ülkelerinin katıldığı bu zirvede ev sahibi Fransa’ydı. Fransa’nın başındaki isim de Sarkozy. Bu zamanda Başbakan olmak kolay değil tabii. Sarkozi’yi bir ele alalım. Şimdi adamın manitası Carla Bruni. Yani 90’larda bildiğiniz Calvin Klein mankeni olmuş bir manitası var. Düşünmeden edemiyorum, Carla, Sarkozi’nin kaçıncı manitası acaba? Adamcağız başbakan olana kadar kaç manitayla takıldı? Tabii en son Carla’ya takılmış. Adam yaşaya yaşaya gelmiş başbakan olmuş, artık hayatında ekşına gerek yok, karı kız peşinde koşma gibi bir hevesi yok. E, elinin altında Carla var. Sevgili Penguencikler, söylesinize aranızdan (kadın olanları da sayıyorum) kaç tanesi Sarkozi’nin gördüğü memeler gibi güzel memeler görmüştür acaba? Düşünün…

Sarkozi “bir başbakanın hayatta bazı şeylere doymuş olması gerek” diye mi düşündü tam bilemem. Ama Fransa’da da az çok bulunmuş bir insan olarak söyleyebilirim ki, oraların havasından mı suyundan mı (çünkü bu Avrupalılar su yerine maden suyu içiyor) kızları çok afedersiniz, bizimkilere 5 basar (o da minimum)… Şimdi neden cart diye 5 basar dedim? E, çünkü senin hakir gördüğün, gavur dediğin elin Fransız kızı 15-16 demeden başlıyor sevişmeye. Peki bizim kızlarımız ne durumda? Patates. Yok, evlenmeden olmaz, yok ordan olmaz canım acıyor, falan filan. Diyeceğim o ki, böyle bir toplumda yetiştiğin zaman en azından bi noktada cinselliğe doyuyorsun. Misal Sarkozi. Bakın adama, devamlı yüzü gülüyor. Neden? -Doymuş. Karşılaştırma yapmayı sevmem (yalanımı yalayım, yazının başından beri karşılaştırma manyağı oldum) ama Carla Bruni gibi bir manita her siyasetçiye gerekli. Bir kere zengin gösteriyor. Bir de stresi alır. Fena mı?

Şimdi gelelim Fransa’nın Türkiye’yi AB’ye istememe durumuna. Gelin bi düşünelim, adamın gördüğü memenin haddi hesabı yok. Genç yaşta zaten fikfike de başlamış, rahat. E öyle olunca tok açın halinden anlamıyor. Hemen bir afra tafra. Sanki Türkiye’de cinsel devrim gerçekleşti. Ulan Türkiye’de internet üst kurulu milletin mastürbasyonuna bile karışıyor, ne cinsel  devrimi? Türkiye’de cinsel denyo gerçekleşti. Bildiğiniz kanunlar, vatandaşın sıvazına karışır mı ya? Ulan benim s*kimden size ne sayın Bay/Bayan…Her kimse? Bir ülkede kafaya göre porno siteler kapatılır mı? -E pornografi var, zararlı. Pornografi de, o da kişisel bir özgürlük. Sen izleme, meraklısı bol…Var mı böyle bir uygulama? Bu kafayla elalemin başbakanında bile Carla Bruni ve, bizde ise daha rahat rahat 31 çekemiyoruz, sen hala söyle Türkiye çok ilerledi diye. Türkiye ilerlemiyor, uyandırayım, çağın gerisinde kalıyor, onu da bırak millet tur bindiriyor.

Geyik nereden nereye geldi. AB dedim ya. Norveç diye bir ülke var, bilir misiniz? Norveç AB üyesi değil. Neden onu biliyor musunu? Çünkü Norveç Avrupa Birliği’ne “Kusura bakmayın sizin AB kriterleriniz, bizim için çok düşük, size üye olursak kalitemiz düşer” diyebiliyor. E, bi de Norveçli manitaları düşünün şimdi…İşte uygarlık böyle bi şey. 31 şart. Dileğim, her Türk vatandaşının özgürce ekran karşısında mastürbasyonunu yapabilmesidir. Nedir yani bu da mı yasak? Saçma gelecek ama biz şaklatmazsak bize şaklatırlar. Bu böyle.

Hakkaten Oh-Yes…Takip edin bu adamı, çok kafa, iyi kafa,  deli kafa, zeki kafa, süper kafa…

, , , , , , ,

No comments yet.

Bir cevap yazın

Font Resize